tbb logo
Menüyü Görüntüle

SIKÇA SORULAN SORULAR

Trafik ve iş kazaları sonrasında oluşan maddi/manevi zararların tazmini için sigorta şirketlerine başvuru yapmayı ve dava açmayı vaat eden ticari işletmelerdir. Bu şirketlerin avukatlık yapma, dava takip etme veya hukuki danışmanlık verme yetkisi KESİNLİKLE YOKTUR. Avukatlık Kanunu’na göre bu faaliyetler suçtur.

Aşağıdaki örnek durumlarda muhatabınız genellikle avukat değil, bir hasar takipçisidir:

  • Kazadan sonra genelde çok kısa süre içinde size telefonla ulaşarak "hakkınızı biz alacağız" diyorlarsa,
  • "Avukata gitmeyin, süreç uzar, biz hemen hallederiz, bize bir şey ödemeyeceksiniz" diyerek sizi ikna etmeye çalışıyorlarsa,
  • Kartvizit ya da diğer görsel materyallerinde "Hukuk Bürosu" yerine "Danışmanlık A.Ş.", "Hasar Yönetimi Ltd. Şti." gibi ibareler varsa,
  • Türkiye Barolar Birliği ( https://barobirlik.org.tr/AvukatArama ) sayfasında bilgileri ile sorgulandığında tespit edilemiyorsa.

Komisyona sunulan bilgi ve belgeler, mevzuat ve kurum içi gizlilik ilkeleri çerçevesinde değerlendirilir.

  • Avukatların menfaat karşılığı iş temin etmesi, kendisinin bizzat sizi bulup iletişim kurması meslek kuralları çerçevesinde yasaktır. Bu sebeple arayan kişi kendisini avukat olarak tanıtsa dahi itibar edilmemesi gerekir.
  • Müvekkil-Avukat ilişkisi güven esasına dayanır. Kişisel verilerinizi hukuka aykırı şekilde elde ederek size ulaşan kişilere itibar etmeyerek, kendi çevrenizden veya kendi iradenizle ulaştığınız avukatlar ile süreci takip ediniz.

Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre bu yetki sadece şu kişilere aittir;

  • Mağdurun kendisi veya kanuni temsilcisi,
  • Mağdurun eşi, çocukları, anne-babası,
  • Baroya kayıtlı avukatlar. ( https://barobirlik.org.tr/AvukatArama linki üzerinden sorgulama yapabilirsiniz.)

Hukuki danışmanlık ve dava takibi konusunda adli/idari merciler (mahkeme, sigorta şirketleri vb.) önünde yetki sahibi olan tek meslek ve iş kolu Avukatlıktır. Avukatınız hukuk fakültelerinden mezun olmuş, Avukatlık stajını başarıyla tamamlayarak ruhsatını almış, baro sicil numarası olan ve halen bir baro nezdinde geçerli kaydı bulunan gerçek kişidir.

Bu bilgiler yasa dışı yollarla elde edilir. Sağlık personeli, kolluk görevlileri, araç çekicileri, sigorta eksperleri ve benzeri olup kişisel bilgilerinize erişim imkanı olan kişiler, KVKK'ya (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu) aykırı olarak kaza raporlarını ve iletişim bilgilerinizi bir bedel/menfaat karşılığında yasa dışı faaliyet gösteren bu şirketlerle paylaşmaktadır.

  • Düşük Tazminat Riski: Bu şirketlerin amacı hakkınızı "tam” almak değil, dosyayı "hızlıca" kapatıp komisyonlarını tahsil etmektir. Sizi, hakkınız olan tutarın çoğu zaman %20-30'una razı ederek dosyanız kapatılabilir. O an için her ne kadar zararınızın karşılandığını ve bunun cebinizden bir kuruş çıkmadan gerçekleştiğini düşünseniz de, gerçekte zararınızın ve tazminat hakkınızın çok cüzi bir kısmını elde ettiğiniz sonradan tarafınızca anlaşılmakta ve bu defa başka hukuki sorunlarla uğraşmanız gerekmektedir.
  • Fahiş Kesintiler ve Şeffaflık Sorunu: Bu şirketler genellikle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin çok üzerinde (%40-%50 gibi) kesintiler yaparlar. Çoğunlukla tahsil edilen miktarları şeffaf şekilde belirtmedikleri için yapılan kesintinin miktarını anlayabilmeniz de olası değildir. Fahiş kesintiler nedeniyle henüz tazminatınız elinize geçmeden yarısı buharlaşabilir.
  • Muhatap Bulamama: Herhangi bir sorun yaşadığınızda karşınızda belirli ve sorumlu olan bir avukat değil, sürekli değişen şirket çalışanlarını bulursunuz. Derdinizi her defa baştan anlatmanız gerekir. Bu tür şirketler genellikle maddi varlık ya da gerçek bir sermayeye sahip olmadıklarından, şirketin terkin veya feshi halinde yahut farklı bir isimle faaliyet göstermeleri nedeniyle muhatap bulmanız ve/veya hak iddia etmeniz hukuki bir sonuç doğurmayacaktır.
  • Vergi Cezası Riski: 575 Sıra Nolu VUK Genel Tebliği ile tevsik sınırı 30.000 TL seviyesine yükseltilmiş ve bu zorunluluk vergi mükellefi olmayan vatandaşları da kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Dolayısıyla, bu şirketlerle girilen parasal ilişkinin bu sınırın üzerinde olması ve belgelendirilmemesi, mağdurun vergi idaresi nezdinde "şüpheli işlem" kategorisine girmesine ve vergi cezası yaptırımı ile karşı karşıya kalmasına neden olabilir.

Hasar şirketleri, vatandaşı sisteme hapsetmek için bu yöntemi kullanır:

  • Azil Prosedürünü Zorlaştırma: Süreçten memnun kalmayıp veya yasal olmayan faaliyet şeklini öğrenip de çalışmayı bırakmak istediğinizde, çıkarmış olduğunuz vekaletnamenin feshi ve azil yoluna gitmeniz gerekecektir. Vekaletnamede ismi yazılı vekil sayısının artması azilname masrafını katlayarak arttırdığı için ortaya çıkan yüklü miktardaki noter masrafını ödememek için azil iradenizi ortadan kaldırmayı amaçlarlar.
  • "Kurumsal" Görünüm: "Türkiye'nin her yerinde şubemiz ya da avukatımız var" imajı yaratarak güven kazanmaya çalışan şirketler bu şekilde güven tesis etmeye çalışırlar. Genellikle dosyanız işlemleri bu şirket çalışanlarınca yürütülür.

Yakın tarihte kamuoyu gündemine düşen "Yenidoğan Çetesi" gibi örneklerde de görüldüğü üzere, kimlik ve sağlık verilerinin hukuka aykırı şekilde el değiştirmesi, organize suç örgütlerine zemin hazırlar. Verilerinizin ve kimlik bilgilerinizin dolandırıcılık, şantaj ve/veya sahte evrak işlemlerinde kullanılma riski vardır. Bu sisteme dahil olarak kişisel verilerinizin izinsiz paylaşımını kabul etmiş olarak değerlendirilir ve bundan sonraki süreçte de bilgilerinizin güvenliğini riske atmış olursunuz.

Korkmayın! Avukat olmayan kişilerle yapılan "hukuki danışmanlık/dava takip" sözleşmeleri, yasal mevzuatımıza göre EN BAŞTAN İTİBAREN GEÇERSİZDİR (BATILDIR). Yasal yetkisi olmayan birinin, yapamayacağı bir iş için koyduğu "cezai şart", "cayma bedeli" vb. mali olarak sizi sıkıntıya düşürecek maddeleri de bahsi geçen sözleşme de hukuken hükümsüzdür. Bu şirketlere herhangi bedel ödemek zorunda değilsiniz.

Hemen herhangi bir notere giderek ilgili vekaletname için "AZİLNAME" düzenletebilirsiniz. Azilnameyi noter aracılığıyla ilgili avukata/şirkete gönderdiğiniz an daha önce vermiş olduğunuz yetkiler de sona erer. Sigorta şirketleri azilnameleri anlık olarak tespit edemeyecekleri için azle rağmen azilname sonrası dahi devam eden dosyanız için bu şirket ya da kişilere ödeme yapabilirler. Bu nedenle eğer hasar dosyanızın bulunduğu sigorta şirketinden haberdar iseniz notere işlem sırasında bunu da belirterek azilnamenin bir örneğinin de sigorta şirketine gönderilmesini talep edebilirsiniz. Bu durumda azilden sigorta şirketinin de haberdar olmasını sağlamış olursunuz.

  • Bulunduğunuz İl Cumhuriyet Başsavcılıklarına: Kişisel verilerinizi izinsiz ele geçirdikleri için suç duyurusunda bulunabilirsiniz.
  • Türkiye Barolar Birliği ve Barolar: Hasar şirketlerini ve hasar şirketleri ile iş birliği yapan avukatları Türkiye Barolar Birliği’nin internet sayfasında yer alan “Aracı-Takipçi İhbar” butonu üzerinden, avukatın bağlı olduğu baro veya bu mümkün değilse bulunduğunuz ildeki baroya ihbar edebilirsiniz. Süreç Türkiye Barolar Birliği ve ilgili baro tarafından titizlikle takip edildikten sonra neticesi de tarafınızla paylaşılacaktır.
  • KVKK (Kişisel Verileri Koruma Kurumu): Kişisel verilerinizi izinsiz olarak ele geçiren hasar şirketleri ile bunlara bilgileri sızdıran sağlık personeli, kolluk görevlileri, çekiciler veya sigorta eksperleri gibi kişiler hakkında cezai yaptırım uygulanmasını sağlamak üzere kurumun sayfası üzerinden şikâyette bulunabilirsiniz.
  • İsterseniz yukarıda belirtilen başvuruların tamamını, ilgili mercilere yönlendirilmek üzere CİMER (T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) üzerinden de gerçekleştirebilirsiniz.

UNUTMAYIN!
Yargı mercileri nezdinde hak arama hürriyeti kutsal olup, bu hakkın başkası adına kullanılması yetkisi ise kanunlar tarafından yalnızca avukatlara verilmiştir. Bu hakkın avukat olmayanlar tarafından kullanılması 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 63’üncü maddesine göre suçtur. Aracı ve takipçiler haklarınızı koruma amacı taşımadan yalnızca maddi menfaat amacıyla büyük mağduriyetler yaşamanıza da neden olurlar.